| |
Büyüme Zamanı |
| Güçlü
bir finansmana, yüksek performansa ve doğru stratejilere sahip.
Perakendede hedef büyütüyor, inşaat projeleriyle yeni bir sıçrama
yapmaya hazırlanıyor. Ancak her iki sektörde de şartlar çetin,
oyuncular güçlü. Son dönemde hızla büyüyen Kiler Grubu, hedeflerini
tutturabilecek mi? |
Sesindeki tonlama, seçtiği kelimeler, duruşu bir patron için hayli
mütevazı. Ümit Kiler, bir o kadar şatafattan uzak ofisinde otururken
Kiler Grubu’nun ulaştığı hacmi, sahip olduğu büyük varlığı gizleyemiyor
yine de. Ağzından çıkan her sözcükle grup biraz daha netleşiyor.
Aradaki tezatlıksa iyiden iyiye büyüyor. Zira parçalar birbirini
tamamladığında ortaya çıkan, iştahlı bir şirket topluluğundan başkası
değil. Kiler, mahalle arasında küçük bir marketle doğup bugün yerli ve
yabancı devlerle yarışan bir perakendeci. Daha hızlı koşmak için bu
alandaki yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. İkinci sıçramasını ise
inşaat projeleriyle yapacak. Devam eden projelerine yenilerini ekliyor.
Bir tarafta da ortak olduğu şirketler ve turizm ile enerji sektörüne
girmek üzere planladığı yatırımlar var.
Tüm bu hamlelerin güçlü bir finansla beslendiğini tahmin etmek zor
değil. Yatırımlarının neredeyse tamamını özkaynaklarıyla
gerçekleştirdiği hesaba katıldığında, Kiler Grubu’nun büyük bir nakdin
üzerinde oturduğu rahatlıkla söylenebilir. Grup bünyesindeki menkul ve
gayrimenkullerle halihazırdaki proje ve yatırım rakamları, söz konusu
varlığı ortaya koymaya yetiyor:
Grubun atardamarı perakende. Sadece bu alandaki 2006 yılı cirosu 520
milyon YTL. 2007 yılı içinse hedef, 700 milyon YTL. Bu amaçla toplam 95
milyon dolarlık yatırım hayata geçiriliyor. Yatırım kapsamında 37 adet
yeni mağaza ve iki lojistik merkezi var. Bu iki tesis, grup
bünyesindeki 105 araçlık filoyla beraber mağaza sevkıyatları için
kullanılacak.
Bundan böyle perakende ile yarışacak olan inşaat projelerine
gelince… Grup, bu alandaki faaliyetlerini Biskon Yapı adlı
şirketleriyle yürütüyor. 2006 yılındaki konut satışlarından 100 milyon
YTL kadar gelir sağlayan Kiler Grubu, bu yıl ise biri Kartal’da diğeri
Beylikdüzü’nde olmak üzere 106 milyon dolar yatırımla toplam 1450 adet
lüks konutu kapsayan iki yeni proje hayata geçiriyor. Böylece devam
eden Sapphire projesiyle beraber inşaatta toplam 256 milyon dolarlık
yatırım aynı anda yürütülüyor olacak.
|
 |
Kiler Grubu’nun yatırımları bu kadarla sınırlı kalmayacak
Alışveriş
merkezi ve rezidanstan oluşan Sapphire, grubun bu alandaki asıl kozu.
Sama Dubai’nin, metrekaresine 18 bin dolar ödeyerek aldığı İETT Levent
Garajı arazisine komşu olan Sapphire’in yatırım maliyeti tam tamına 150
milyon dolar. Grup, 12 bin metrekarelik arazi üzerine inşa ettiği
Sapphire için arazi sahibi Mustafa Tatlıcı ile kat karşılığı bir
anlaşma yaptı. 2008 yılında tamamlanması planlanan projenin satış
rakamları ise bugüne kadar sır gibi saklandı. Grup bu konuda ilk kez
sessizliğini bozuyor. Daha önce 4 bin 700-8 bin dolar aralığında olan
rezidansların metrekare fiyatları piyasada temkinli karşılansa da Kiler
Grubu, rakamları daha da artırdı. Büyüklüğü 120 ila 1100 metrekare
arasında değişen 157 dairenin metrekare satış fiyatlarını, “yüksek ön
talep” nedeniyle 5 bin 200 - 9 bin 500 dolar aralığına yükseltti.
Perakende ve inşaat sektörlerinin yanında grubun 75 milyon YTL ciro
yapan Kütahya Şeker Fabrikası ve 180 milyon YTL cirolu Turex Turizm
adlı taşımacılık firmasındaki ortaklıkları da cabası. Sektörünün üçüncü
büyüğü olan Turex, THY, İstanbul Defterdarlığı gibi kamu kuruluşları
ile özel firmaların personel taşımacılığını yapıyor. Kütahya Şeker
Fabrikası ise 2004 yılında özelleştirilmiş ve Kiler Grubu, ihaleyi
kazanan Torunlar Gıda ile ortaklık kurmuştu.
Üstelik
Kiler Grubu’nun yatırımları bu kadarla sınırlı kalmayacak. İzmir’de bir
otel, Zonguldak ve Kütahya’da birer alışveriş merkezi için arsalar
hazır, projelerin fizibilitesi tamamlanıyor. Üç ayrı ilde hidroelektrik
santrali kurmak üzere başvurular da yapılmış, ilgili kurumlardan onay
bekleniyor. Tüm bu projeler için yapılacak yatırım toplamda 100 milyon
doları aşıyor.
Ümit Kiler, grubun ulaştığı bu hacmi “Büyümenin getirdiklerini iyi
değerlendiriyoruz. Tüm sektörlerden kazandığımızı tek elde toplayıp iyi
yatırımlar yapmaya çalışıyoruz” diye açıklıyor. Geleceğe dair ise çok
net: “Hem perakendede hem inşaatta büyüyeceğiz. Bundan sonra
perakendenin önünde inşaatı geçme, inşaatın önünde perakendeyi geçme
hedefi var.” Ancak her iki sektörde de şartlar çetin. Perakendede
rekabet gittikçe keskinleşiyor. İnşaatta ise piyasanın inişli-çıkışlı
yapısı, arz-talep dengesindeki hassasiyet yatırımcıları şaşırtabilir.
Kiler Grubu’nun tüm bunlara ne kadar hazır olduğunu anlamak için büyüme
sürecini ve gelecek stratejilerini iyi okumak gerekiyor.
AKP Bitlis Milletvekili Vahit Kiler ile kardeşleri Ümit ve Nahit Kiler
ortaklığındaki grubun geçirdiği dönüşüm, 1980 sonrasındaki Türkiye
panoraması düşünüldüğünde şaşırtıcı olmaktan çıkıyor aslında.
Muhafazakar taban, bu süreçte siyasi ve ekonomik hayatta rol kapma
çabasında oldu hep. Holdingleşme yoluna giderek bütün faaliyetlerini
tek çatı altında toplayan Kiler de parasına para, gücüne güç katan
muhafazakar burjuvazi içinde yerini aldı.
|
"Yarışta biz de
varız"
Gelinen
nokta, Kiler ailesi için de sürpriz değil. Ümit Kiler bugünkü tabloyu
yıllar öncesinden tasarladıklarını söylüyor. Aile 1984 yılında
Bitlis’ten İstanbul’a göç ettiğinde Nahit, Vahit ve Ümit Kiler
kardeşler çocuk yaştaydı ve akranlarının aksine okuyarak değil,
ticaretle büyüdüler. Bu onlar için işe hakimiyet anlamında önemli bir
avantaj sağladı. Özellikle de Metro, Carrefour gibi uluslararası
perakendecilerin Türkiye pazarına birbiri ardına girdiği 1990’ların ilk
yarısında. O günlerde, Kiler kardeşlerin iki seçeneği vardı sadece. Ya
küçük bir esnaf olarak mahalle arasında kalacak ya da “yarışta biz de
varız” diyeceklerdi.
Ümit Kiler, kararlılıklarını daha grubun temellerini atarken
gösterdiklerini söylüyor: “İstanbul’a geldiğimiz dönemden itibaren
ailece kurduğumuz bir-iki marketle 10 yıl geçirdik. 1994 yılına
gelindiğinde ise artık profesyonel bir ekiple devam etmek ve organize
perakendeciliğe geçmek gerektiğine karar verdik. Çünkü Avrupa’ya
yaptığımız gezilerde yabancı perakende pazarlarındaki büyümenin
Türkiye’de de gerçekleşeceğini öngördük. Bu, geleneksel perakendecilik
şansının her geçen gün azalacağı anlamına geliyordu.”
Amaçları doğrultusunda, daha fazla ürün çeşidini barındıran daha büyük
ve iddialı mağazalara yöneldi Kiler kardeşler. 1994 yılında bin
metrekarelik ilk büyük mağazalarını Bakırköy’de açtıklarında, ikinci
mağazalarının mutlaka 2 bin metrekarenin üzerinde olması gerektiğinde
karar kıldılar. Öyle de oldu. Tam bir yıl sonra Avcılar’da 2 bin 500
metrekarelik ikinci mağazalarını açtılar. Mağaza, o dönem bu
büyüklükteki sayılı marketlerden biriydi. |
Ümit Kiler, hedefi üçüncülük olarak gösteriyor
Grubun
değişime açık bu yapısının, bugünkü hacme ulaşmasındaki payı
yadsınamaz. Alımgücünün düştüğü, ekonomik krizlerin geride bırakıldığı
2002 yılından itibaren market sayısında ve satış rakamlarında yükselme
görülen Kiler, 2005 yılında ciddi bir dönüşüm geçirdi. O dönem grubun
önünde yine zorlu bir viraj belirdi. Pazarda satın alma ve birleşme
operasyonları gerçekleşiyor, büyükler daha büyük olma yolunda
ilerliyordu. Küçükler içinse çember daralmaya devam ediyordu. Kiler
için kaybedecek zaman yoktu. CarrefourSA-Gima ve Migros-Tansaş
birleşmeleri karşısında Kiler de benzer bir büyüme yolu seçti. O zamana
kadar sadece İstanbul’da mağazaları bulunan Kiler, kendisi gibi tek bir
bölgede yayılan market zincirlerini gözüne kestirdi. Önce 48 mağazaya
sahip Ankara’daki Canerler’in yüzde 51’ini, ardından da Trakya
bölgesindeki 14 mağazalık Güler Marketler Zinciri’ni satın aldı.
200 milyon dolar cirosuyla Ankara’nın en güçlü bölgesel zincirlerinden
biri olan Canerler’in hisse satışı hakkında anlaşma gereği sessiz
kalmayı tercih eden Ümit Kiler, Güler Marketleri için ise 25 milyon
dolar ödediklerini belirtiyor. Söz konusu zincirlerin maliyeti ne
olursa olsun grubun bu operasyonlarla hedefine ulaştığı ve karlı
çıktığı kesin.
Kiler, bu yolla ulusal perakendeciler ligine çıkmakla kalmadı, girdiği
bölgelerde bir günde yayıldı. Böylece pazarın da en hızlı büyüyen
oyuncularından oldu. Bu performansı, satış rakamlarından izlemek
mümkün:
Grubun 2004 yılında 149 milyon dolar olan perakende satışları, 2005
yılında yüzde 53 artışla 228 milyon dolara yükseldi. Satın alınan ve
yeni açılan marketlerin performansa etkisi 2006 yılında daha net
hissedildi. 520 milyon YTL ciroyla, satış miktarı geçen yıl yüzde 60
civarında arttı.
Kiler’in bu inorganik büyüme stratejisi zamanında ve yerinde bir hamle.
Zira zincir marketler sadece kendi klasmanlarındaki oyuncularla değil,
mahalle arasındaki süper marketlerle de ciddi bir rekabet içerisinde.
KMG Pazarlama Hizmetleri’nden Perakende Ölçümü ve Araştırmaları
Koordinatörü Renan Burduroğlu’nun değerlendirmeleri bu noktaya
odaklanıyor:
"Tüketiciler lokal marketleri günlük ihtiyaçlarının dışında,
zincirlerde olduğu gibi vakit geçirmek, ürünlere göz gezdirmek amacıyla
da ziyaret ediyor. Aynı gün birkaç farklı lokal marketi ziyaret
edebiliyorlar. Kiler’in de takip ettiği inorganik büyüme stratejisi,
perakendenin son dönemdeki trendine paralel. Mevcut mağazalarıyla
ulaşamadığı yeni tüketici kitlelerine, onların alışveriş yaptığı lokal
süpermarketleri bünyesine katarak ulaşıyor."
Alışveriş
Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) Başkanı Nuşin Oral ise
bölgesel marketçilikten ulusal zincire geçişi, ölçek ekonomisinin
yarattığı fayda açısından olumlu değerlendiriyor: "Gıdada, zincirleşme
yoluna gidilmesi müşteriye hem hizmet hem de fiyat yansımalarında
olumlu bir rol oynuyor."
Başarılı bir büyüme stratejisi izleyen Kiler bu şekilde, pazarın en
güçlü oyuncularını takip eder oldu. Ümit Kiler, "Pazarda dördüncüyüz"
diyor ve hedefi üçüncülük olarak gösteriyor. Ancak veriler bu durumu
pek desteklemiyor. 55 milyar dolar büyüklüğe ulaştığı tahmin edilen
gıda perakendeciliğinde Tansaş’ı bünyesine alan Migros, Gima ve Endi’yi
satın alan CarrefourSA, BİM, Metro ve Tesco-Kipa ciro bazında ilk beşi
oluşturuyor. Kiler de ancak altıncı sıraya yerleşiyor böylece.
Sektör uzmanlarının değerlendirmeleri referans alındığında üçüncülüğün
Kiler için kısa vadede çok da kolay bir hedef olmadığı söylenebilir.
Zira Nuşin Oral, pazar devlerinin milyar dolarlar seviyesinde ciro
yaptığını hatırlatarak “Tesco’nun cirosu 800-900 milyon YTL civarında.
Ardından 500 milyon YTL gibi bir rakamla Kiler geliyor. Yani ara bayağı
bir açılıyor” diyor.
Buna pazarın genel seyri eklendiğinde, rekabetin ne kadar zorlayıcı
olabileceği daha net hissediliyor. Nuşin Oral, geleneksel
perakendecilikten organize perakendeciliğe doğru giden durumu “Yabancı
pazarların yüzde 80’ini ilk üç oyuncu belirliyor. Aslında bizde de
böyle bir süreç başladı ama pazardaki 15 organize perakendecinin
pastadan aldığı pay yüzde 20’yi yeni geçti. Gidilecek daha çok yol
var…” sözleriyle özetliyor
|
"Her yere tabela asmak
için mağaza açmıyoruz"
Görünen
o ki önümüzdeki dönemde pazarda agresif bir dönem yaşanacak ve her
oyuncu daha hızlı koşacak. Zincirlerin organik büyümeyle geçeceği yeni
mağazaların yanında, pazarın yeni konsolidasyonlara sahne olacağı
yönündeki beklentiler de bunun bir göstergesi. Renan Burduroğlu, bu
büyük resme bakıp küçük bir hatırlatmada bulunuyor: "Büyüme sadece
mağaza sayısı yani penetrasyon artışı ile sağlanabilecek bir durum
değil. Aynı zamanda mevcut müşterilere daha fazla satmayı becererek
cüzdan payını artırmak gerekiyor. Kiler veya herhangi bir organize
perakendeci, bu ikisini gerçekleştirdiği takdirde büyüme stratejisini
iyi bir şekilde uygulamaya koymuş olur."
Hal böyle olunca Kiler’in finansal performansına yakından bakmakta
fayda var. Kiler’in asıl başarısı, tam bu noktada beliriyor ve durum
ilginç bir hal alıyor. Öyle ki mağaza sayısı ve ciro bazında Migros’un
çok çok uzağında olsa da Kiler, Migros’un konsolide tablosundaki kar
oranlarını yakalamış, yurtiçi sonuçlarda ise geçmiş görünüyor. Kiler’in
brüt kar marjı yüzde 24,8 FAVÖK (finansman, amörtisman giderleri ve
vergi öncesi kar) marjı yüzde 9,6. Migros’un 3 milyar 701 milyon 184
bin YTL’lik satış yaptığı yurtiçinde brüt kar marjı yüzde 24,6 FAVÖK
marjı ise yüzde 6,8. Üstelik Kiler’in sahip olduğu oranlar, dünya
ortalamalarının da üzerinde. Dünya genelinde brüt kar marjı, discount
(ucuzluk) marketlerinde yüzde 18-20 arasında; süpermarket ve
hipermarketlerde ise yüzde 22-24 arasında. FAVÖK oranındaki ortalama da
yüzde 5-7 arasında.
Ümit Kiler’in sıklıkla ifade ettiği “müşteri odaklı hizmet” anlayışı,
grubun bu performansını açıklamak ve ileriye yönelik tahminlerde
bulunmak için yeterli görünmüyor. Zira güçlü bir stratejiden çok reklam
kampanyalarını çağrıştıran “kaliteli ürün, en iyi hizmet, en uygun
fiyat” gibi sloganlar artık çok alışıldık ve gelinen noktada sektörün
bütün aktörlerinin kullandığı bir söylem. Kiler’in sırrı ise
verimliliği koruyarak büyüme stratejisinde saklı. Kiler, şu anda 400
metrekarelik küçük marketlerden 2 bin 500 metrekareyi aşan müstakil
hipermarketlere kadar uzanan küçük, orta ve büyük ölçekli 113 mağazaya
ve toplam 130 bin metrekareye sahip. Bu mağazalar daha çok orta ve alt
gelir grubunun yoğunlaştığı muhitlerde, müşteri için yürüme
mesafesindeki noktalarda konumlanıyor. Ümit Kiler, bu stratejiyi
“Mağaza kiralarken, iş yapma ve bunun sürdürülebilir olması gibi
nitelikleri inceliyoruz. Mağaza sayısını artırmak her yere tabela asmak
için açmıyoruz” sözleriyle özetliyor. Bu, maliyet açısından önemli bir
strateji.
Diğer taraftan grup, bir kısım mağazasını kendi mülkiyetinde
bulundurarak rakiplerinden farklılaşıyor. Herhangi bir perakende
grubunun bu şekilde yatırımına sektörde pek rastlanmıyor. Kiler ise
çoğu 2 bin 500 metrekareden büyük olan yaklaşık 13 kadar mağazada mal
sahibi konumunda.
|
Grubun perakendedeki büyümesini sürdüreceği açık
Bu,
biraz da grup bünyesindeki inşaat faaliyetleriyle ilgili. İnşa edilen
binaların altındaki uygun yerler, Kiler mağazaları olarak
değerlendiriliyor. Dolayısıyla İstanbul’daki konut projeleriyle
mülkiyetindeki mağaza sayısı da artacak. Ancak grup bu yıl zincirini
150’ye tamamlamak üzere organik bir büyümeyle daha çok İç Anadolu
Bölgesi’nde hareket edecek. 30 milyon dolar yatırım yapılacak olan 37
yeni mağazanın 22’si için yerler seçilmiş bile. İlk etapta Kayseri’de
beş, Kırşehir ve Kırıkkale’de ikişer mağaza açılacak. İç Anadolu’da
güçlenmeyi amaçlayan Kiler, bu nedenle söz konusu şehirlerde fazla
sayıda mağazayla birbirine yakın lokasyonlarda konuşlanacak.
Grup perakende yatırımlarını lojistik merkezlerle destekliyor. Biri
İstanbul’da diğeri Ankara’da olmak üzere iki lojistik merkez inşa eden
Kiler, böylece Marmara ve İç Anadolu bölgelerinin tamamına bu
noktalardan sevkıyat yapacak. Bu, çok önemli. Zira 'tedarik zinciri
yönetimi', hızlı tüketim mallarının söz konusu olduğu bir alanda hem
hız hem de operasyonel maliyetler için kritik bir süreç.
Özellikle 50 milyon dolar yatırımla İstanbul Esenyurt’ta inşa edilen
tesis, Kiler’i bu anlamda oldukça güçlendirecek. Ümit Kiler’in
"Türkiye’nin en büyük lojistik merkezlerinden biri olarak tasarladık"
dediği merkez, 100 bin metrekare kapalı alana sahip. Merkezde aynı anda
200 adet aracın yükleme - boşaltma yapması mümkün. Marmara Bölgesi’ndeki
tüm Kiler mağazaları için kullanılacak tesisin 350 - 400 mağazalık
kapasitesi var. Bu, şimdilik Kiler için fazla büyük. Dolayısıyla
başlangıçta 35 bin metrekaresini kendi mağazaları için değerlendirecek
olan Kiler, kalan 65 bin metrekarede de antrepo işletmeciği yapacak. İç
Anadolu Bölgesi için tasarlanan merkez ise daha düşük bir kapasitede.
Ankara Gimat’da 15 milyon dolarlık yatırımla inşa edilen bu merkezin
büyüklüğü 15 bin metrekare.
Hedeflerine ulaşsa da ulaşmasa da grubun bu performansla yarıştan
kopmayacağı, perakendedeki büyümesini sürdüreceği açık. İnşaat
alanındaki hamleleri de düşünülürse grup son dönemde ulaştığı hacmi
daha da artıracak. Tek sorunsa bunun beklentiler ölçüsünde gerçekleşip
gerçekleşmeyeceği…
1998 yılından bu yana market mağazalarının inşasını kendi
gerçekleştiren grup, gayrimenkul sektöründe esen rüzgarı arkasına alır
almaz inşaatçılar kervanına katıldı. “Perakendeci de inşaatçı oldu”
şeklindeki olası eleştirilere zaman tanımadan hayli iddialı bir çıkış
yaptı.
İstanbul Sapphire Projesi
2004
yılında lüks konut yapımına başlayan grup, özellikle Levent’teki
Sapphire projesiyle bakışları üzerinde topluyor. Toplam inşaat alanı
158 bin metrekare olan proje 64 kat ve 240 metre yüksekliğinde.
Sapphire’de alışveriş merkezi ve otoparkın yer alacağı 10 katlık bölüm
yeraltında kalacak. Yer üstündeki ilk altı katta ise havuz, spa,
fitness gibi merkezlerle rezidans sakinlerine ortak yaşam alanı
oluşturulacak. Rezidanslar 120 ila 1,100 metrekare arasında ve 22
değişik tipte olacak. Sapphire’de 163 metrede golf pratik alanına da
yer veriliyor.
Sama Dubai’nin aynı bölgede yapacağı projeden sonra Sapphire gibi bu
hattaki alışveriş merkezi ve rezidansların daha da değerleneceği
düşünülüyor. Ancak Sama Dubai’nin İETT garajının yerine inşa edeceği
projenin büyüklüğü ve rakamları henüz belli değil. Dolayısıyla
uluslararası gayrimenkul şirketi Colliers International’ın Türkiye
ofisi yönetici ortağı Kerim Cin, bölgede tamamlanmak üzere olan
projelerin, Sama Dubai’ye ait arazinin değerinden etkilenmesini
beklemenin yanlış olacağını belirtip “Bu olsa olsa psikolojik bir etki
olur” diyor.
Sapphire’in metrekare satış fiyatları ise şimdiden yükselmiş durumda.
Bunun her ne kadar Sama Dubai’nin projesinden bağımsız olarak
belirlendiği ve nedenin sadece “yüksek talep” olduğu söylense de
rezidansların 5 bin 200 ila 9 bin 500 metrekare arasındaki metrekare
fiyatları çok tartışılacak gibi. Zira projenin bundan önce 4 bin 700-8
bin dolar aralığında olan rakamları bile piyasada temkinli
karşılanmıştı.
Gayrimenkul piyasasındaki genel kanı, Metrocity ve Kanyon’dan sonra
bölgedeki fiyatların yükselişe geçtiği ve metrekare rakamlarının
şimdilerde 6 bin dolara dayandığı yönünde. Century 21 Türkiye Genel
Müdürü Ahmet Rauf Saatçi ve Remax Plaza Gayrimenkul Danışmanı İlknur
Saydan, mevcut satış rakamlarının alıcılar tarafından pahalı
bulunduğuna dikkat çekiyor.
Ayrıca Levent - Büyükdere - Maslak civarında yapımı devam eden ve planlama
aşamasında onlarca proje var. Dolayısıyla bölgenin benzer projeleri
kaldırıp kaldırmayacağı şüpheli. Ortak soruysa "Bunları kim alıyor ya
da alacak?" Üstelik bu bölge için konuttan ziyade ofis projeleri daha
verimli bulunuyor.
Kerim Cin genel olarak bu görüşlere katılsa da biraz daha farklı
bir bakış getiriyor. Bölgede özellikle ofis talebinin yüksek olduğunu
doğruluyor ancak A sınıfı konut açığı olduğunu da hatırlatıyor. Bu tip
projelerin talep görebileceğini düşünen Kerim Cin bu noktada,
projelerin niteliklerinin belirleyici olduğunu ifade ediyor: "O bölgede
7-8 bin dolarlık metrekare fiyatları denenmemiş rakamlar değil. Yapım
aşamasında olup da bu şekilde satılan konutlar olabiliyor. İmkansız
değil yani."
Kiler Grubu’nun, bu tartışmalar ortasında yükselen Sapphire’e güveni
tam. Ümit Kiler, henüz resmi satışa geçilmediğini ancak ön taleplerin
yüksek olduğunu söylüyor: "Eylül ayında satışa çıkması planlanan fiyat
seviyesine ulaştık ve ikinci fiyat aralığına geçtik. Daha önce 4 bin
700 - 8 bin dolar aralığında satılması hedeflenen projede, yaşanan ilgi
sonucunda metrekare birim fiyatlarını revize ederek 5 bin 200 - 9 bin 500
dolar aralığına yükselttik."
Her ne olursa olsun, bu rakamlar yakın zamanda satışa çıkarılacak olan
Sapphire için güçlü bir satış ve pazarlama stratejisini zorunlu
kılıyor. Kiler de bu konuda hazırlıklı görünüyor. Ümit Kiler, benzer
projelerden farklı olarak satışa sunulan rezidansların metrekareleri
içine balkon ve bahçe alanlarını dahil edilmediğini söylüyor. Halbuki
Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından tasarlanan projenin dikkat çeken
kullanım alanları bu balkon ve bahçeler. Sapphire’de bina cephesi
birbirinden bağımsız iki kabuktan oluşuyor. Bu haliyle gökdelende cam
açıp balkon ve bahçe keyfi yapılabileceği düşünülüyor. Bunun yanında
Kiler Grubu, rezidans hizmetleri için yabancı bir şirketle anlaşma
imzalanmak üzere çeşitli görüşmeler sürdürüyor.
Hesaplar bire bir tutar mı bilinmez ancak konumu ve konsepti itibariyle
Sapphire, başlı başına bir servet. Alışveriş merkezinden sağlanacak
kira gelirleri de hesaba katıldığında proje, her koşulda Kiler Grubu’na
yüksek bir kazanç sağlayacak. Hatta Sapphire’in, Kiler kardeşlerin
perakendeyle sağladığı serveti uçuracağı rahatlıkla söylenebilir. |
|